KOMÜN 12. sayısı raflarda!

KOMÜN emekçileri olarak, uzun bir aradan sonra Ocak, Şubat ve Mart aylarını kapsayacak olan on ikinci sayımızla okurlarımıza merhaba diyoruz. Bu sayımızın ilk dosyası, “Kürt Sorunu ve Yeni Paradigma” başlığını taşıyor. Bu dosyadaki ilk yazımız, M. Aytunç Altay’ın “Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu Üzerine” başlıklı yazısı. Yazarımız bu yazısında ilk olarak, Kürt Özgürlük Hareketi’nin yaşadığı stratejik dönüşümü değerlendiriyor, devamında da bu dönüşümün yaslandığı ve “yeni paradigma” olarak ifade edilen teorik görüşler üzerinde duruyor. Öcalan’ın eski savunmalarıyla beraber yeni paradigma değişikliği olarak sunulan görüşlerini üç ayrı başlıkta ele alan yazarımız; reel sosyalizm eleştirilerinden başlayarak onun tarih anlayışı ve felsefi bakışını irdeliyor, özellikle de komün ve sınıfla ilgili olarak söylediklerini eleştiriyor. Öcalan’ın “demokratik toplum sosyalizmi” olarak adlandırdığı ve kapitalist devletin varlığı altında yaratılacağını söylediği sosyalizm öngörüsünün, üretim araçlarının özel mülkiyeti sona erdirilmeksizin ve siyasi iktidar ele geçirilmeksizin gerçekleşemeyeceğini anlatıyor.

Bu dosyamızın ikinci yazısı ise bir kitap çalışmasının bazı bölümlerinden oluşuyor. Kobani davası nedeniyle halen cezaevinde bulunan yazarımız Bülent Parmaksız’ın “Hegemonya El Değiştirirken Kürt Siyasetinde Strateji Değişimi (Mi)?” başlıklı kitabının “Tek Kutupluluktan Çok Kutupluluğa Geçiş Evresinde Kürt Siyaseti Nerede Duruyor” bölümünü sizler için derledik. Henüz Suriye yıkılmadan yazdığı kitabın bu bölümünde yazarımız, Kürtlerin tarihine bir girişle başlayarak, Ortadoğu denkleminde Kürtlerin bölge ülkeleriyle ve ABD-İsrail’le ilişkilerini ele alıyor. Özellikle ABD ile yürütülen ilişkilerin yaratacağı risklerden yola çıkarak bölgede ve Türkiye’de Kürtlerde ve Kürt siyasetinde milliyetçiliğin yükselmesinin ve bunun doğal sonucu olarak sol emek eksenli siyasetten uzaklaşmanın yaratacağı tehlikeye vurgu yapıyor.

Bu dosyamızın üçüncü yazısı ise Erdem Onur’un “Komün ve Devlet Tartışmalarına Müdahale: Proletarya Diktatörlüğü Bu Tartışmada Bize Ne Söyler?” başlıklı yazısı. Yazarımız, Metin Kayaoğlu’nun “Öcalan ve Marksizm” başlıklı yazısını ve ardından Cengiz Baysoy’un ona cevaben yazmış olduğu yazıyı eleştirel bir biçimde ele alıyor; her iki yazarın da kendi öznel yorumlarını “en doğru Marks okuması” olarak yansıtmasını eleştirirken, aynı zamanda adı anılmasa da aralarındaki tartışmanın temel kavramının proletarya diktatörlüğü olduğunu söylüyor. Bu kavram es geçilerek tartışmanın sağlıklı bir zeminde yürütülemeyeceğini vurgulayan yazarımız, ardından proletarya diktatörlüğü kavramının neden bu tartışmanın merkezinde olması gerektiğini açıklıyor. Son olarak da Kürt Özgürlük Hareketi’ne, bu konu bağlamında bazı sorular yöneltiyor.

Gençlik Mücadelesi başlıklı ikinci dosyamızda yer alan yazılardan ilki, Alperen Şaşmaz’ın “Öğrenci-Kimliği’nin Eleştirisi” başlıklı yazısı. Yazarımız bu yazıda, üniversitenin bugün nasıl bir “hazırlık alanı” olarak işlediğini tartışıyor; bu düzenek içinde öğrencinin giderek hedefe koşan performans öznesi gibi kurulduğunu; bunun da yalnızca bireysel tercihlerle değil, hayatın en yakın otoriteleriyle en sert kurumlarının ortak dili aracılığıyla sürekli yeniden üretildiğini anlatıyor. Yazarımız, “gençlik” adı altında yaşanan sürecin aslında nasıl bir tüketim ve erteleme biçimine çevrildiğini, bunun da hem düşünme kapasitesini hem de kolektif bir yönelimi aşındırdığını vurguluyor; öğrenciyi savunma söyleminin ötesine geçip, öğrenciliğin kendisini doğal bir kimlik gibi kabul etmeyen daha radikal bir tutumun imkânlarını tartışmaya açıyor.

Bu dosyamızdaki ikinci yazı, Merkan Aksoydan’ın “Gençlerin Üretim Çağı veyahut Gençliğin İşçileştirilmesi” başlıklı yazısı. Yazarımız bu yazısında devletin “Gençlerin Üretim Çağı” (GÜÇ) programını ele alarak, “gençlere destek” adı altında pazarlanan istihdam hamlelerinin gençliği henüz öğrencilik esnasında esnek, düşük ücretli ve güvencesiz çalışmaya iten bir saldırı hamlesi olduğunu anlatıyor; bu programın, sermayenin maliyetlerini kamu kaynaklarıyla hafiflettiğini ve “deneyim”, “destek”, “güçlenme” gibi ifadelerle bu sömürünün normalleştirildiğini vurguluyor. Bu politikanın aynı zamanda sınıfsal gerçekliğin üzerini “ulusal görev” söylemleriyle örttüğünü ve gerilim atmosferiyle iç içe geçerek gençliğin enerjisini soğurmayı hedeflediğini ileri sürüyor. Son olarak, düzen içi çözümlerin bu gidişatı durduramayacağını belirterek, gençliğin işçileştirilmesine karşı devrimci bir hatta mücadeleye çağrı yapıyor.

Bu dosyamızın üçüncü yazısı ise “En Temel İhtiyaç ve Görevlerimiz” başlığını taşıyor. Yazarımız Aziz Cemgil; devrimci gençlik hareketinin güncel sorunlarına ve görevlerine odaklandığı bu yazıda, gençliğin yaşadığı geleceksizlik ve kimliksizleşme sarmalını ele alıyor. Ardından bu umutsuzluk sarmalına ek olarak, devrimin uzak ve erişilmez bir hedef gibi görülmesinin sol hareket içerisinde yarattığı konformizmi eleştiren yazarımız; gençliğin siyasallaşması, devrimcileşmesi ve öncüleşmesini günün en yakıcı ihtiyacı olarak tarif edip, bugün devrime doğru giden yolda en temel görevimizin, devrimci bir öncülüğün sağlam ve kararlı bir çekirdek tarafından örgütlenmesi olduğunu söylüyor. Yazarımız, yaşamın bizi beklemeyeceğini, tam tersine bizim onu yakalamamız gerektiğini hatırlatarak gençliği kolektif bir devrimci özne olmaya çağırıyor.

Yeni Pencereler başlıklı üçüncü dosyamızın ilk yazısı ise, cezaevinde bulunan yazarımız E. Gozel Dündar’a ait. Yazarımız “Demokratik Devrim Patinajı ya da Sosyalist Devrim” başlıklı bu yazısında, yeni bir geçiş dönemi teorisi oluşturmak gerektiğini belirtecek bunun bizi hem modernizm tutsaklığından hem teknolojik determinizm tuzağından hem de 20. yüzyıl reel sosyalizm anlayışından kurtaracak bir devrimci dönüşümler dönemi olabileceğini anlatıyor. Tarihsel sosyalizm perspektifini pratikleştiremediğimiz için 20. yüzyılın bütün devrimlerinde burjuva devrimin ruhu, izi ve gölgesini yaşattığımızı ve bunun nedeninin Avrupa merkezci tarih teorisinde yattığını söylüyor. Dolayısıyla yeni bir devrim anlayışı geliştirmek için öncelikle “burjuva demokratik devrimleri” ve onlardan devşirilen aşamalı devrimi sorgulamak gerektiğine vurgu yaparak, tarih boyunca yaşanan devrimlerin de aslında sosyalist bir karakter taşıdığını anlatıyor.

Bu dosyanın ikinci yazısı ise Yılmaz Kara’nın yazmış olduğu “Komünizm Gelecek Değil, Şimdidir!” başlıklı yazı. Bu yazıda yazarımız, komünizmi uzak bir gelecek hayali veya ulaşılması gereken bir ütopya olarak değil; şu an’dan başlayan bir mücadele olarak tarif ediyor. Geçmiş’i, an’ı oluşturan koşullar bağlamında analiz etmemizi, kendimizi sürekli yenilememizi ve çelişkilerimizi kavramamızı söylüyor. Çelişkilerin derinliğini anlama ve çelişkileri aşma çabasının, bizim motor güçlerimizden biri olduğunu, bu bilincin bize kazandıracağı ivme ile ilerleyebileceğimizi vurguluyor. Mücadelenin toplumsallaştırılmasının gerekliliği üzerinde duran yazarımız, son olarak; dünya bir kırılma anına doğru giderken, bizim de bu kırılma anında kendimizi etkili bir güç olarak konumlandırmamız ve kendimizi bu iddiaya göre hazırlamamız gerektiğini vurguluyor.

Son olarak “İnternet Sitesinden” başlıklı dosyamızda Tufan Yakın’ın “21. Yüzyılda Emperyalist Haydutluk Düzenine Karşı Nasıl Bir Enternasyonalizm?”, Gülizar Tuncer’in “Yeni Dünya Düzeninin Savaş Rejiminde Azgınlaşan Egemenlerin Zorbalığı” ve Kamil Yıldız’ın “Emperyal Saldırganlık, İran ve Direniş” başlıklı yazılarına yer verdik. Özellikle hapishanelerde kalan tutsakların görme olanağı bulamadığı, internet sitemizde yayınlanan yazılardan, son dönemde sıkça tartışılan emperyalist güçlerin saldırganlığı konusunu Filistin, Venezüella ve İran üzerinden ele alan yazıları seçtik.

Bir sonraki sayımızda yeniden görüşmek umuduyla…


Kadıköy Mephisto: General Asım Gündüz Cd. No: 23 – Kadıköy

Kıvılcım Kültür Merkezi: Katip Mustafa Çelebi Mah. Pembe Çıkmazı Sok. No:4/2 – Beyoğlu

Taksim Mephisto: İstiklal Cad. No: 105 – Beyoğlu

–Medya Kitabevi: İstiklal Caddesi, Bekar Sokak, No:7, Giriş Kat, 34435 – Beyoğlu

Semerkant Kitabevi: Süslü Saklı Sok. No: 5 – Beyoğlu

Beşiktaş Mephisto: Sinanpaşa, Köyiçi Meydanı Sk. No: 15 – Beşiktaş

Konuk Sahaf/Kitabevi: Pelikan Pastanesi üstü, Bahçelievler Oğuzhan Asiltürk Caddesi (eski Bahçelievler, 6. Cadde) 29/2, 06490 – Çankaya

–Yakın Kitabevi: 1464 Sokak No: 6/A – Alsancak

–Hayyam Sahaf: Hasan Ammar Çarşısı No: 12, 47100

–Kampüs Kitabevi: Sümer, Mavi Blv. 3-2, 01140 Seyhan

Kitap Yurdu Sahaf: Elmalı Mahallesi, 25. Sokak No: 5/A – Muratpaşa

Ezgi Kitabevi: İskele Mahallesi, Barbaros Caddesi No: 3/E Altınoluk – Edremit

Ezgi Kitabevi: İhsaniye Mahallesi, Kristal Çarşı No: 7 – Nilüfer

Payiz Kitabevi: Kooperatifler Mahallesi, Akkoyunlu 4. Sokak – Yenişehir

Bellek Kitabevi: Sabuni Mah. Muhittin Günel İş Merkezi D:Z-08, Balıkpazarı – Merkez

Pardayanlar Kitabevi: Saraçlar Cad. (Finansbank karşısı) – Merkez